İçeriğe atla

Rehber · Ajans ve Ekip Denetimi

Ajans mı danışman mı: hangi durumda hangisi doğru seçim

Ajans işi yapar, danışman neyin yapılacağına karar verir ve yapılanı denetler. Doğru seçim iki soruyla belirlenir: İşi uygulayacak eliniz var mı ve yapılanı değerlendirecek biri var mı? İkisi de yoksa ajans, uygulama varken karar yoksa danışman gerekir; ikisi de varsa hiçbiri gerekmez.

Yayın
Güncelleme
Okuma
5 dk

Ajans mı danışman mı sorusu çoğu zaman yanlış yerden sorulur: hangisi daha iyi diye. İkisi rakip değil; biri işi yapar, diğeri neyin yapılacağına karar verir ve yapılanı denetler. Doğru soru şu: Sizde şu an hangisi eksik?

Bu yazı, ajans ve ekip denetimi görüşmelerinde en sık kurduğum tabloyu anlatıyor. Görüşmeye gelen firmaların önemli bir kısmının aslında danışmana ihtiyacı yok; bir kısmının da yeni bir ajans aramasına gerek yok. İkisini ayırt eden iki soru var.

Bir not: Kendi ajansım var ve müşterilerine aynı işleri yapıyor. Aşağıdaki tabloda ajansın ne zaman doğru seçim olduğunu da yazdım; bu tabloyu bir ajansın kendi sitesinde yayınlayamamasının sebebi, tablonun bazı satırlarında cevabın “bize gerek yok” olması.

Ajans mı danışman mı: Karar neye bağlı?

Karar iki soruya bağlı: İşi uygulayacak eliniz var mı ve yapılanı değerlendirecek biri var mı? Bu iki sorunun cevabı dört durum üretiyor ve her durumun tek bir doğru cevabı var.

Ajans mı danışman mı: Karar neye bağlı?
Uygulayacak el Değerlendirecek göz Size lazım olan
Yok Yok Ajans. Önce işin yapılması gerekiyor
Var (iç ekip) Yok Danışman. Sıra ve gerekçe eksik
Var (ajans) Yok Ajans + danışman. İş yapılıyor, karşılığı ölçülmüyor
Var Var Hiçbiri. Belki yılda bir dış göz

Tablonun can alıcı yeri son satır. Kendi kararını verebilen ve yapılanı ölçebilen bir firmaya aylık danışmanlık satmak, o firmanın parasını almak olur. Bunu ilk görüşmede söylüyorum; teklifin çıkmadığı görüşme benim için başarısız bir görüşme değil.

Kendi durumunuz hangisi?

Yukarıdaki tabloya girmeden önce dört soruyu kendinize sorun. Cevaplar tahmin değil, kontrol edilebilir olmalı.

  1. Bu ay sitede ne değişti? Cevap “bilmiyorum” ise, uygulama tarafı görünmez demektir. Görünmeyen iş yönetilemez.
  2. Son üç ayda kaç kişi arama üzerinden size ulaştı? Rakam Search Console ve kendi kayıtlarınızdan çıkıyorsa ölçüm var; yalnız ajansın raporundan çıkıyorsa ölçüm ajansta.
  3. Geçen ay hangi öneriye hayır dediniz? Hiçbirine hayır demediyseniz ya her öneri doğruydu ya da kimse değerlendirmiyordu. İkincisi çok daha yaygın.
  4. Hesaplar kimin adına? Search Console, GA4, reklam hesabı ve alan adı sizin adınıza değilse, seçtiğiniz modelden bağımsız olarak önce bunu düzeltin. Devir listesini ajans değiştirirken hesap devri yazısında tek tek yazdım. Hesabı kapatıp yeniden açmak bu sorunu çözmez; Google Ads’te iptalin neyi götürdüğünü hesap silme ve kapatma yazısında anlattım.

İlk ikisi uygulama tarafını, son ikisi karar tarafını ölçüyor. İkinci ve üçüncü soruya net cevap veremeyen firmada sorun ajansın kalitesi değil, ilişkinin kurgusu oluyor.

Ajans doğru seçimken danışman para kaybıdır

Uygulayacak kimseniz yoksa danışman tutmak masrafı artırır, işi ilerletmez. Ortaya öncelik sıralı bir liste çıkar, listeyi yapacak kimse olmaz ve üç ay sonra elinizde sadece liste kalır.

Şöyle bir sahneyi birkaç kez gördüm: Firma denetim alıyor, rapordaki maddeler geliştirici sırasına giriyor, sıra bir türlü gelmiyor. Altı ay sonra yapılan tek şey rapor olmuş oluyor. O firmanın ihtiyacı analiz değil, işi üstlenecek bir taraftı.

Ajansın tek başına doğru olduğu üç durum var:

  • Sıfırdan bir site, mağaza ya da reklam hesabı kurulacak ve içeride kimse yok.
  • İş sürekli ve operasyonel: her hafta içerik, her gün reklam bakımı, düzenli teknik bakım.
  • Bütçe, hem uygulamayı hem denetimi taşıyacak büyüklükte değil.

Bu üçüncü madde önemli. Aylık reklam bütçeniz danışmanlık ücretinin birkaç katı değilse, denetimden çıkacak tasarruf masrafı karşılamaz. Böyle bir görüşmede teklif vermek yerine bunu söylüyorum.

Danışman doğru seçimken ajans tek başına yetmez

İş yapılıyor ama karşılığını göremiyorsanız, eksik olan emek değil karar. Bu durumda yeni bir ajans aramak çoğu zaman sorunu ertelemek oluyor: altı ay uyum süreci, yeniden kurulan hesaplar, aynı raporun başka bir şablonu.

Danışmanın devreye girdiği tipik belirtiler şunlar:

  • Rapor iş adedi anlatıyor: kaç içerik, kaç bağlantı, kaç görev. Hangi sayfanın tıklama aldığı yazmıyor. Rapordaki her rakamın karşı rakamını ajans raporu yazısında tek tek verdim.
  • Her ay bir sonraki ay için yeni bir plan çıkıyor; geçen ayın planına ne olduğu konuşulmuyor.
  • Teklifler karşılaştırılamıyor, çünkü kalemler farklı isimlerle yazılıyor. Bunu SEO teklifi değerlendirme yazısında yedi soruyla açtım.
  • Geliştirici “yapılamaz” diyor ve bunu değerlendirebilecek kimse yok.

Son madde benim işe en çok dokunduğum yer. Mühendislik tarafından geldiğim için bir isteğin gerçekten mi yapılamadığını yoksa sıraya mı girmediğini ayırt edebiliyorum. Pazarlama ile yazılım arasındaki bu boşlukta kaybedilen zaman, çoğu firmada strateji hatalarından daha pahalıya geliyor.

İkisi birlikte nasıl çalışır?

En sık kurduğum düzen bu: Ajans işi yapmaya devam eder, ben sizin tarafınızda dururum. Ajansın planını ve raporunu okur, yapılanı denetler, size tek sayfalık yazılı değerlendirme veririm. Ajansla doğrudan konuşurum; arada mesaj taşıyan bir katman olmaz.

Bu ayrımı kendi işime karşı da uyguluyorum. Temiz Yapı’nın sitesini ajansımla sıfırdan kurdum ve ilçeler için 10 ayrı bölge sayfası açma kararı benimdi. Search Console’a baktığımda o on sayfanın 90 günde 3 tıklama aldığını, aynı dönemde 16 ürün sayfasının 45 tıklama aldığını gördüm. Kararı veren de ölçen de bendim; ölçüm ayrı bir işmiş gibi yapılmasaydı bu sayfalar bugün hâlâ “yerel çalışma yapıldı” diye raporlanıyor olurdu. Rakamların tamamı Temiz Yapı vaka çalışmasında duruyor.

Google’ın SEO uzmanıyla çalışma rehberi de aynı yere işaret ediyor: Adaydan önceki işlerin örneğini, beklenen sonucu ve bunun nasıl ölçüleceğini isteyin, sıralama garantisi verenden uzak durun. Bu sorular ajans için de danışman için de geçerli; sorulmadığı sürece iki model de aynı belirsizlikle çalışır.

Yanlış seçtiğinizi nereden anlarsınız?

Dört işaret, dördü de ilk üç ayda görünür:

  1. Ajans tuttunuz ama kimse iş yapmıyor: Raporda araç ekran görüntüleri var, sitede değişiklik yok.
  2. Danışman tuttunuz ama liste duruyor: Öneriler yazıldı, uygulayan yok. Eksik olan karar değilmiş.
  3. İkisini tuttunuz ama ikisi de aynı işi yapıyor: Danışman içerik yazıyor, ajans strateji sunuyor. Roller karışmış.
  4. Hiçbirini tutmadınız ve üç aydır aynı soruyu soruyorsunuz: Bu durumda ihtiyacınız olan şey aylık bir anlaşma değil, bir kerelik net bir fotoğraf olabilir. Görünürlük Denetimi tam olarak bunun için var; sonrasında aylık çalışmaya geçmek zorunda değilsiniz.

Üçüncü madde en sinsisi. Rollerin karışması genelde kötü niyetten değil, kimsenin sınırı yazılı hâle getirmemesinden çıkıyor. Ben bu sınırı ilk toplantıda yazıyorum: Kararı ben veririm, denetimi ben yaparım, uygulamayı ekibiniz ya da ajansınız yapar. Bu ayrımın hizmet tarafındaki karşılığını SEO danışmanlığı sayfasında da anlattım.

Özetlenecek tek cümle şu: Ajans emeğinizi, danışman kararınızı büyütür. Hangisinin eksik olduğunu bulmak, hangisinin daha iyi olduğunu tartışmaktan çok daha hızlı sonuç veriyor.

Sık sorulan sorular

Danışmanla çalışmaya başlarsam ajansımı bırakmam mı gerekir?

Hayır, tam tersi. Danışmanlığın çalıştığı yer ajansın yerine geçmek değil, ajansın yaptığı işe yön ve ölçüt koymak. Birlikte çalıştığım firmaların çoğunda ajans işine devam ediyor; ben ajansın planını okuyor, yapılanı denetliyor ve firmaya yazılı değerlendirme veriyorum. Ajansı değiştirme kararı denetimin sonucu olabilir ama amacı değildir.

Bütçem ikisine birden yetmiyor, hangisinden başlamalıyım?

İçeride uygulayacak kimse yoksa ajanstan başlayın; danışmanın çıkardığı listeyi kimse yapmazsa liste kâğıt üstünde kalır. Uygulayacak biri varsa tek seferlik bir denetim alıp listeyi ona verin, aylık danışmanlığa sonra geçin. Bütçesi dar bir firmaya aylık danışmanlık satmam, çünkü üç ay sonra iki taraf da mutsuz oluyor.

Ajansım bağımsız bir danışmanla çalışmama karşı çıkarsa?

Bu cevabın kendisi bir bilgidir. İyi çalışan ajansın denetimden çekineceği bir şey olmaz; çoğu ajans netliği memnuniyetle karşılar, çünkü müşterinin beklentisi de netleşir. Karşı çıkılıyorsa sebebini sorun: iş yükü mü, erişim mi, yoksa raporun dayanağı mı? Sebep açıklanamıyorsa denetimin ilk bulgusu zaten ortaya çıkmış demektir.

Şirket içinde SEO bilen biri var, yine de danışman mantıklı mı?

Genelde en verimli kurgu bu. İçeride uygulayan biri varken danışmanlık doğrudan işe dönüşüyor: Öncelik sırası belli oluyor, o kişi neyi neden yaptığını yazılı bir gerekçeye dayandırıyor ve yönetime bunu gösterebiliyor. Tek kişilik ekiplerde en büyük sorun bilgi eksikliği değil, sıralama ve savunma sorunu oluyor.

Hem ajans sahibisiniz hem bağımsız danışmansınız, bu çelişki değil mi?

Ayrımı net tutuyorum: Bir firmada ya uygulamayı ajansımla yaparım ya da bağımsız danışman olarak o işi denetlerim, ikisini aynı firmada üstlenmem. Üstlenseydim kendi işimi denetliyor olurdum ve bu yazının da bir değeri kalmazdı. Ajans sahibi olmak burada avantaj: Ajansın içeride nasıl karar aldığını, raporun neden öyle yazıldığını biliyorum.

Son güncelleme:

Ali Bardız

Bilgisayar mühendisiyim; reklam ajansında başladım, 2024'te İnternet Dedektifi'ni kurdum. Bugün bağımsız danışman olarak markaların Google'da ve ChatGPT, Gemini, Perplexity gibi araçlarda görünür olması için strateji kuruyorum; uygulamayı ekibiniz yapar, yönü ben çizerim.

HakkımdaLinkedIn

Aynı ana sayfayı destekleyen

Ajans ve Ekip Denetimi üzerine diğer yazılar